• Ezgi Yaren Çayır

CatchMeIfYouCan " Milano to Pariis "


Herkese Merhabaa,

Bu sefer catchmeıfyoucan yazısının ana karakteri benim. Ablamı İstanbulda bırakıp hooop kaçtım.

Bensiz Kapadokyanın,Çeşmenin intikamı...

Yolculuğumuz Sabiha Gökçen havaalanından başlamakta... Yolculuğumuz Milanoya (en favori ülkem İtalya'ya gitmeden olmazdı tabiiki) ardından ışıklar şehri Paris'e. Sabiha Gökçen havaalanında eğer Vodafone Redliyseniz yanımda uygulamasını indirip fast trackten yararlanıp sıra beklemeden geçiş sağlayabiliyorsunuz. Ne yalan söyleyeyim herkes sırada beklerken telefondan barkodu gösterip geçmek büyük zevkliydi açıkçası. Sadece bilet bastırıp check-in yaparken sırada durduk.

Milano havaalanına gittiğimizde karşılaştığımız muamele hiç hoş değildi ne yazık ki. En sevdiğim ülke olsa da burada baya ayıp ettiler bence. Sadece Türkiye'den gelen Pegasus uçağından inen yolcuları otobüse alıp hangar gibi bir yerde daha pasaport kontrolü yapmadan,bavullarımızı almadan elle kontrol yapılması hiç hoş değildi. Bu muamele herkese aynı şekilde yapılsa bir nebzeyken diğer uçaktan inenlerin otobüsle oraya bırakılmadığını görmek biraz üzdü.

Aynı şekilde pasaport sırası da 2 saat sürdü çünkü 4 tane memurdan sadece 2 tanesi çalışıyordu. Ayakta 2 saat beklemek tabiiki bütün enerjimizi çekse de yıkılmadık,yılmadık.

Sonunda pasaport kontrolümüzü de hallettikten sonra havaalanından 5 Euroya otobüs bileti aldık. Şehir merkezine indik. Biz Best Western City otelinde kaldık. İnanılmaz güzel bir oteldi ve çalışanları inanılmaz tatlıydı. Fiyat olarakta çok iyi diyebilirim. Normalde biz otele gidince parayı ödemeyi halledip öyle odamıza çıkarız ya otel görevlisi o kadar tatlıydı ki önce çıkın rahatlayın bavullarınızı çıkartın çıkarken hallederiz diye bizi odamıza yolladı. Eğer otelde kahvaltı etmek isterseniz 3 Euro fazladan ödüyorsunuz.

Otelimiz Duomo durağına 4 durak uzaklıka . Lima durağı otelin hemen aşağısında 4.5 Euroya günlük bilet alıp tüm gün kullanabiliyorsunuz.

Biz akşam yemeğine gidebildik tam Duomo'nun karşısında bir restoran/bar var margaritaları effsane diyebilirim ve sadece 10 Euro. Şarap zaten suyla aynı fiyat. Akşam Duomo'u izleyerek yemek yemek paha biçilemez. Zaten çalışanların ilgisi,alakası üst seviye.

Otelden Duomo yürüme mesafesinde diyebilirim. Dönerken yürüyerek döndük. Milano'nun efsane sokaklarına bakarak yürüdüğünüz için zaman nasıl geçiyor anlamıyorsunuz bile. Ayrıca geç saat oldu diye hiç çekinmeyin rahatsız edecek bir insan bile yok.

Ertesi gün Serravalle Outlet'e gittik. Dünyaca ünlü markaların outlet mağazaları var.Moschino,Karl Lagerfeld,Burbery,CK... aklınıza gelebilecek dahası. gerçekten çok güzel bir yer. Biletleri sokak üstü hediyelik eşya satılan yerlerden birinde satılıyor 20 Euroya gidiş-dönüş bileti alıyorsunuz. Yaklaşık 1 saat sürüyor yol. Bütün günümüzü orada geçirip kalan saatlerimizde otelimizin oradaki mağazaları gezdik. OVS,Alcott,Carpisa muhakkak gezin. İçerisinde inanılmaz güzel ürünler olan mağazalar.

Ertesi gün saat 8.45'e Paris'e tren bileti aldık. Biz internetten aldık biletlerimizi çünkü terminalden 110 euroyken biz internetten 64 Euroya aldık. Otelimizden terminalde çok yakın olduğundan bir sorun yaşamadık. 7 saat süren bir yolculuktu önce gözümüz korktu ama çok keyifliydi. Önümüzdeki insanlar gelmediğinden ayaklarımızı uzatıp yemeklerimizi yiyip çook rahat bir yolculuk yaptık. Fransaya girdiğimiz an polisler pasaport kontrolüne geldi. Havalanında 2 saat beklediğimiz pasaport kontrolü 2 dk bile sürmedi...

Pariste indiğimizde Gar'ın muhteşemliği bizi büyüledi hemen. Piyano eşliğinde bir ortamdı ve çok güzeldi. Gardan direk metro istasyonlarına iniş var 1.9 euro verip yer altında kaldığınız sürece bütün parisi gezebilirsiniz. İnanılmaz güzel bir metro ağları var. Metroyla Parisin her yerine gidebilirsiniz.

Bizim Otelimiz Gallieni'deydi metroyla çok rahat bir şeklide gittik. Otel İbisti ve asla beğenmedik. Otel görevlisi İngilizce bilmesine rağmen bizimle Fransızca konuşmakta ısrarcı olduğundan baya sinirlerimiz bozuldu diyebilirim. Özellikle İngilizce bilen biri var mı diye sorduk başta. Görevli bilen benim demesine rağmen fiyatı bile kağıda yazarak önümüze koydu. Parmak işaretleriyle bize derdini anlattı. Baya sinir bozucu bir durum. Bizim Türkiyedeki otellerimizde Çincesinden Rusçasına her dili konuşan görevli olduğundan biz bu tarz saçmalıklara alışık değiliz. O yüzden oteli asla tavsiye etmiyorum.

Bavulları odaya bıraktıktan sonra yine metroyla Champs-elysees'e gittik.Paris metrosunda Rebuplique durağından her yere gidebilirsiniz. En önemli bilgi bu diyebilirim. Paris'te ulaşım çok rahat.Hiç sorun yaşamazsınız. Sadece metro istasyonları çok fazla çiş ve bira kokuyor ve muhakkak bir dilenci oluyor.

Champs-elysees için Rebuplique durağından 9 numaralı metro istasyonuna gidip Franklin D. Roosevelt durağında iniyorsunuz.

Biz yemeğimizi çok merak ettiğimiz Five Guys'ta yedik ve size şunu söyleyebilirim tek kelimeyle EFSANEYDİ!!! Canınıızı çektirmek gibi olmasın ama fotoğrafı şuraya bırakıyorum...

Saat 9 gibi olduğu için bütün mağazalar kapanmıştı bizde yürüyerek Zafer Takı'nın oraya geldik.

Oradan fayton bisiklete bindik. Kişi başı 10 Euroya anlaştık şehir turu yaparak Eiffele geldik. Akşam Eiffel o kadar güzel ki bunu anlatamam... Her yarım saatte bir ışık gösterisi yapıyorlar ve Eiffel parıl parıl parlıyor oturup gözümüzü alamadan izledik gerçekten. Şekil A aşağıda.

İkinci günümüzde hayallerimi süsleyen DİSNEYLAND'e gittik. O diğer yazımda görüşmek üzeree..

#milano #paris #catchmeisyoucan #geziyazısı #gezi #travel #traveller #travelforlife #italya #fransa #italyagezisi #trenyolculuğu #serravalleoutlet

0 görüntüleme

© 2017 by Esin Çayır

esincayir.com'da geziyazısından, kendinyap projelerine , gelin olurken bilmeniz gerekenlerden en son moda trendlerine kadar her istediginizi 
bulabilirsiniz.

İstanbul / TÜRKİYE